<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Iğdır Haberleri</title>
    <link>https://www.igdirpostasi.com</link>
    <description>Iğdır Postası, Iğdır’dan son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri okuyucularına anında ulaştırır. Güçlü yayın kadrosu ve yerel habercilik anlayışıyla Iğdır’ın güvenilir haber adresi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.igdirpostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 14:32:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[RAMAZAN’DA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan’da gün boyu süren açlık nedeniyle iftar, sahur ve bu iki öğün arasındaki beslenme düzeni büyük önem taşıyor. Metabolizmanın yavaşlamasından olumsuz etkilenmemek, gün içinde enerji seviyesini ve zihinsel odağı koruyabilmek için yalnızca doğru seçimler yapmak değil, kaçınılması gereken alışkanlıklara da dikkat etmek gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan başlamadan önce vücudu hazırlamanın süreci çok daha rahat geçirmeye yardımcı olacağını söyleyen Central Hospital’dan Diyetisyen Dr. Yaren Hocaoğlu, Ramazan ayında sıklıkla yapılan hataları, Ramazan öncesi alışveriş listesinde olması gerekenleri, diyet yapanların bu süreci nasıl geçirmesi gerektiğini ve örnek iftar ile sahur menülerini paylaştı.</p>

<p>Ramazan ayında beslenme düzeninin değişmesi, vücudun enerji dengesini ve metabolizmayı doğrudan etkiler. Uzun süren açlık sonrası iftarda ani ve aşırı yemek tüketimi; hazımsızlık, mide yanması ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceği için dengeli ve ölçülü bir beslenme yaklaşımı, Ramazan’ı hem daha rahat hem de sağlıklı geçirmeye yardımcı olur. Central Hospital’dan Diyetisyen Dr. Yaren Hocaoğlu’nun verdiği bilgilere göre, Ramazan’dan önce vücudu hazırlamak süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlar. Buna göre Ramazan ayı başlamadan; gece atıştırmaları azaltılmalı, çay–kahve kademeli düşürülmeli, su tüketimi artırılmalı (en az 2–2,5 litre). Beyaz unlu ve şekerli gıdalar yerine tam tahıl ve lifli besinlere geçilmeli, akşam yemekleri biraz daha erken saatlere çekilmelidir. Yoğurt, kefir ve sebze ağırlıklı beslenme bağırsakları destekler. İstenirse Ramazan öncesi probiyotiklere başlanabilir. Bu geçiş süreci; Ramazan’da sık görülen halsizlik, baş ağrısı, şişkinlik ve kabızlık gibi şikâyetleri ciddi şekilde azaltır.</p>

<p>Ramazan’da en sıkı yapılan hatalar</p>

<p>Ramazan mutfağının temeli dengedir. Yumurta, tavuk/hindi, balık, yoğurt–kefir gibi protein kaynakları; tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur gibi kompleks karbonhidratlar; zeytinyağı, avokado ve çiğ kuruyemişler; bol sebze–yeşillik, kuru baklagiller ve chia/keten tohumu alışveriş listesinde yer almalıdır. Ayrıca yeterli su, maden suyu ve bitki çayları (rezene, papatya, ıhlamur) Ramazan boyunca dengeyi korumaya yardımcı olur. Bu temel ürünler Ramazan boyunca daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olur ve enerji düşüklüğünü önler.</p>

<p>Ramazan’da en sık yapılan beslenme hatalarını da sıralayan Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, “Sahuru atlamak, iftarda hızlı ve fazla yemek, kızartma ve şerbetli tatlıları sık tüketmek, gün içinde az su içmek, günü tek öğün gibi geçirmek ve sebze–protein yerine ağırlığı karbonhidrata vermek en sık yapılan hatalardır” diyerek bu durumun kilo artışı, mide sorunları ve enerji düşüklüğüne yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Diyet yapanlar Ramazan’da düzeni bozmadan nasıl beslenebilir?</p>

<p>Ramazan doğru planlandığında diyet yapanların bu süreci bozmadan devam ettirebileceğini söyleyen Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, “İftarda önce su ve çorba ile başlanmalı, ardından 10–15 dakikalık kısa bir ara verilmelidir. Bu küçük mola tokluk sinyalini artırır ve kontrolsüz yemeyi önler. Ana öğünde tabağın yarısı sebze, dörtte biri protein, dörtte biri kompleks karbonhidrat olmalıdır. Sahur mutlaka yapılmalı; protein, lif ve sağlıklı yağ içeren dengeli bir tabak tercih edilmelidir. Sahuru atlamak gün içinde halsizliğe yol açar ve iftarda aşırı yemeyi tetikler. Tatlı yerine meyve veya sütlü tatlı (haftada 1–2 kez) öneriyorum” dedi. İftar sonrası kısa yürüyüşlerin hem kan şekerini hem de sindirimi desteklediğini belirten Diyetisyen Dr. Hocaoğlu, burada amacın az yemek değil, doğru dağıtılmış dengeli yemek olduğunu kaydetti.</p>

<p>ÖRNEK RAMAZAN İFTAR MENÜSÜ</p>

<p>ÖRNEĞİ</p>

<p>1–2 adet hurma</p>

<p>1 bardak su</p>

<p>1 kase mercimek çorbası (veya ezogelin)</p>

<p>Izgara tavuk / fırında köfte / etli sebze yemeği</p>

<p>Yanında az yağlı pilav veya bulgur pilavı</p>

<p>Mevsim salatası (limon + zeytinyağı az)</p>

<p>Yoğurt veya cacık</p>

<p>1–2 dilim tam buğday ekmeği</p>

<p>Güllaç / sütlaç</p>

<p>ÖRNEK RAMAZAN SAHUR MENÜSÜ</p>

<p>1–2 adet haşlanmış yumurta</p>

<p>Beyaz peynir veya lor peyniri</p>

<p>Zeytin (5–6 adet)</p>

<p>1–2 dilim tam buğday ekmeği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Domates, salatalık, yeşillik</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 20:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/ramazanda-dikkat-edilmesi-gerekenler-120903-20260219.webp" type="image/jpeg" length="43920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GÖZ SAĞLIĞININ GELECEĞİ ANKARA’DA ŞEKİLLENDİ]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/goz-sagliginin-gelecegi-ankarada-sekillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/goz-sagliginin-gelecegi-ankarada-sekillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Etlik Şehir Hastanesi ve göz sağlığı teknolojilerinin dünya liderlerinden ZEISS işbirliğiyle düzenlenen Ophthalmic Future Summit’26, tıp dünyasını geleceğin cerrahi teknolojileriyle Ankara’da buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oftalmik cerrahisinde Türkiye’nin en kapsamlı sağlık zirvelerinden biri olan Ophthalmic Future Summit’26, Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Göz hastalıkları alanındaki en yeni klinik yaklaşımların ve entegre medikal ekosistem teknolojilerinin bir araya geldiği zirve, tıp dünyasından yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Oftalmik cerrahinin dijital ve entegre ekosistemlerle nasıl daha verimli hale geldiğine canlı cerrahilerle tanıklık eden katılımcılar, ileri cerrahi sistemleri keşfetme imkanı buldu.</p>

<p>Etkinlik; Etlik Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Dr. Mustafa Sırrı Kotanoğlu, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Hekimi Prof. Dr. Kenan Sönmez ve ZEISS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Christian Martin’ın açılış konuşmaları ile başladı.</p>

<p>Christian Martin: “Doktorlarımızın ve iş ortaklarımızın başarısına katkıda bulunmaya devam edeceğiz’’</p>

<p>ZEISS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Christian Martin, Ophthalmic Future Summit’26 kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde tıp dünyasının kıymetli doktorlarıyla bir araya gelmekten ve canlı cerrahi uygulamalarını izlemekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Oftalmolojinin geleceğinin birlikte şekillendirildiğini ifade eden Martin, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ZEISS’ın global vizyonunu Türkiye’de somut bir değere dönüştürmek adına 2014’ten beri büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Global vizyonumuzun bir yansıması olarak oftalmoloji alanında medikal ekosistem teknolojileri sunarak klinik verimliliği destekliyor, sağlık profesyonellerinin tanıdan tedaviye tüm iş akışını kolaylaştırıyoruz. Bu perspektifle Ankara’daki müşteri deneyim merkezimizle de sağlık ekosistemine, doktorlarımızın ve iş ortaklarımızın başarısına katkıda bulunmaya devam ediyoruz.”</p>

<p>Canlı Cerrahiler ve İleri Teknolojiler Damga Vurdu</p>

<p>Zirvenin bilimsel programı kapsamında, uzman cerrahlar tarafından ZEISS AT LISA ve ZEISS AT ELANA göz içi lensleri ile QUATERA 700 fako cihazı kullanılarak katarakt canlıcerrahileri ve ZEISS VisuMax lazer sistemi ile refraktif cerrahi uygulamaları gerçekleştirildi.</p>

<p>Öğleden sonraki oturumlarda ise teknolojik inovasyonlar hız kesmeden devam etti. ZEISS VISUMAX 800 ile SMILE Pro vaka sunumları yapılırken; ARTEVO 850 cerrahi mikroskobu ve EVA NEXUS cerrahi sistemleri eşliğinde retina cerrahisi uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Oftalmolojide Entegre Ekosistem Yaklaşımı</p>

<p>Oftalmolojinin geleceğini şekillendiren entegre medikal ekosistem yaklaşımının ön plana çıktığı etkinlikte; katarakt, retina ve refraktif cerrahide kullanılan güncel çözümler, interaktif vaka sunumlarıyla ele alındı. Alanında uzman hekimlerin deneyim paylaşımları, Türkiye’nin göz sağlığı vizyonuna küresel bir standart getirme hedefini bir kez daha vurguladı.</p>

<p>Yenilikçi Teknolojiler Mercek Altına Alındı</p>

<p>Zirve boyunca dijitalleşen tıp dünyasının göz cerrahisine etkileri, yapay zeka destekli teşhis yöntemleri ve ZEISS’ın en ileri görüntüleme cihazları katılımcılar tarafından detaylıca incelendi.</p>

<p>Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu bilimsel şölen, göz cerrahisinde kullanılan ileri teknolojilerin Türkiye’deki sağlık hizmetlerine sunduğu katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/goz-sagliginin-gelecegi-ankarada-sekillendi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/goz-sagliginin-gelecegi-ankarada-sekillendi-134421-20260216.webp" type="image/jpeg" length="84739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KANSERİ YENMEYİ BAŞARDIĞI FORMULÜ AÇIKLADI]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/kanseri-yenmeyi-basardigi-formulu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/kanseri-yenmeyi-basardigi-formulu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kanserin sonu geldi” diyen Almanya’daki Türk doktor Dr. Yadigar Genç, geliştirdiği hedefli fotodinamik lazer tedavisi ve hastanın kendi bağışıklık hücrelerinden üretilen Q-İmmünoterapi kombinasyonuyla solid tümörlerde seçici, toksik olmayan ve kişiye özel bir model sunduğunu açıkladı; ücretsiz hasta programları ve uluslararası başarılarıyla dikkat çeken Genç’in yöntemi, onkolojide yeni bir dönemin habercisi olarak gösteriliyor…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da çalışmalarını sürdüren Türk kökenli onkolog Dr. Yadigar Genç, geliştirdiği hedefli lazer tedavisi ve Q-İmmünoterapi kombinasyonuyla kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. “İşaretle… Hedefle… Lazerle yok et…” yaklaşımıyla tanımlanan sistem, klasik kemoterapi ve cerrahiye alternatif, seçici ve kişiye özel bir model sunuyor.</p>

<p>Dr. Genç’in ifadesiyle, artık kanser tedavisinde rastgele değil, hücresel düzeyde hedefli bir çağ yaşanıyor.</p>

<p>Hücreyi İçeriden İşaretleyen Akıllı Sistem</p>

<p>Geliştirilen yöntemin temelini fotodinamik lazer tedavisi oluşturuyor. Süreç, kanser hücresini içeriden işaretleyen fotosensitizer ajanlarla başlıyor. Bu ajanlar yalnızca tümör hücresine girerek sağlıklı dokulara zarar vermeden hücreyi “kodluyor”.</p>

<p>Ardından uygulanan lazer ışınları, sadece işaretlenmiş hücrelerde biyokimyasal reaksiyon başlatıyor. Ortaya çıkan reaktif oksijen türleri, kanser hücresini içeriden çökertiyor.</p>

<p>Bu yöntem:</p>

<p>Cerrahi gibi invaziv değil</p>

<p>Kemoterapi gibi sistemik toksik yük oluşturmuyor</p>

<p>Seçici ve hedef odaklı çalışıyor</p>

<p>Dr. Genç, uygulamanın yalnızca görünen tümörleri değil, metastaz riskini taşıyan dolaşımdaki kanser kök hücrelerini de hedef alabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Çift Yönlü Strateji: Q-İmmünoterapi</p>

<p>Protokolün ikinci ayağında ise Q-İmmünoterapi yer alıyor. Bu yöntem tamamen hastanın kendi bağışıklık hücrelerinden üretiliyor.</p>

<p>Hastadan iki tüp kan alınıyor.</p>

<p>Hücreler 7 gün laboratuvar ortamında aktive ediliyor.</p>

<p>Güçlendirilmiş bağışıklık sistemi tekrar hastaya veriliyor.</p>

<p>Fotodinamik lazerle zayıflatılmış tümör dokusu, bu aktive edilmiş bağışıklık hücreleri tarafından daha net tanınıyor ve hedef alınıyor.</p>

<p>Dr. Genç bu süreci şöyle özetliyor:</p>

<p>“Biri düşmanı içeriden zayıflatır, diğeri bağışıklık ordusunu sahaya sürer. Bu, çift yönlü ve akıllı bir savaş stratejisidir.”</p>

<p>Geniş Uygulama Alanı</p>

<p>Tedavi şu solid tümörlerde uygulanabiliyor:</p>

<p>Meme</p>

<p>Mide</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pankreas</p>

<p>Karaciğer</p>

<p>Bağırsak</p>

<p>Akciğer</p>

<p>Yumurtalık</p>

<p>Prostat ve diğer solid tümörler</p>

<p>Ambulant olarak uygulanan tedavide hastalar yaklaşık 10 gün boyunca günde ortalama 2 saatlik seanslara katılıyor ve aynı gün evlerine dönebiliyor.</p>

<p>Sosyal Sorumluluk Vurgusu</p>

<p>Dr. Genç, yalnızca bilimsel çalışmalarla değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den maddi durumu olmayan 5 hastayı ücretsiz tedavi eden Genç, 2026 yılında bu sayıyı iki katına çıkarmayı planlıyor. Ayrıca çocuk hastalar öncelikli olmak üzere 10 hastaya daha ücretsiz tedavi uygulanması hedefleniyor.</p>

<p>Uluslararası Tanınırlık</p>

<p>Ulusal ve uluslararası birçok ödülün sahibi olan Dr. Yadigar Genç, kanserle mücadelede dünyanın en iyi 7 doktoru arasında gösteriliyor. Geliştirdiği sistem, klasik onkolojinin sınırlarını aşan seçici ve kişiye özel bir model olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Şu an yalnızca Almanya’daki merkezinde uygulanan bu yaklaşım, hedefli tedavi ve bağışıklık temelli onkolojinin geleceğine dair güçlü bir perspektif sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/kanseri-yenmeyi-basardigi-formulu-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/kanseri-yenmeyi-basardigi-formulu-acikladi-104421-20260224.webp" type="image/jpeg" length="14313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HAREKETSİZLİK, ALKOL VE SİGARA, KOLON KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/hareketsizlik-alkol-ve-sigara-kolon-kanseri-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/hareketsizlik-alkol-ve-sigara-kolon-kanseri-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sık rastlanan kanser türlerinden biri olan kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kolon kanserinin erken dönemde saptanabilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Gastroentereloji Uzmanı Dr. Seda Akkaya, 50 yaş üstündeki kişilerde tarama yapılması gerektiğine dikkat çekti. 50 YAŞIN ÜSTÜNDEKİLERE TARAMA YAPILMALI Akkaya, “Kolon kanseri, kalın bağırsak ve rektumda gelişen ve erken tanı konulduğunda da tedavi edilebilen bir hastalıktır. 50 yaşın üstünde kişilerde hiçbir şikayet olmasa dahi mutlaka kolon kanseri için tarama gerekiyor. Hareketsiz yaşam, fiziksel aktivite eksikliği, obezite, sigara, alkol, sağlıksız beslenme gibi faktörler kolon kanseri riskini artırıyor. Ailesinde birinci derece yakınında bağırsak kanseri olanlar ve bağırsak polipi öyküsü olanlara mutlaka yaşı beklemeden bir tarama yapılmalı. Kolon kanseri taramalarında kolonoskopi, erken tanı ve koruyucu tedavi açısından altın standart yöntem olup, kanserleşme potansiyeli olan poliplerin erken dönemde tespit edilmesini sağlar” diye konuştu. UZMAN HEKİME BAŞVURUN Açıklanamayan kilo kaybı ve demir eksikliğinin de önemli belirtiler arasında yer aldığını hatırlatan Özel Sağlık Hastanesi Gastroentereloji Uzmanı Dr. Seda Akkaya, şunları söyledi: “Bunun dışında bir de alarm semptomları dediğimiz, mutlaka doktora başvurulması gereken semptomlar bulunuyor. Bunlar, dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren kabızlık, ishal ya da dışkılama değişikliğinin olması olarak sıralanabilir. Eğer kanda açıklanamayan bir demir eksikliği ve bir kansızlık durumu varsa yine mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir. Bu belirtilere sahipseniz mutlaka vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurulması ve gerekli tanı ve tedavilere başlanması önemlidir”<br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/hareketsizlik-alkol-ve-sigara-kolon-kanseri-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/hareketsizlik-alkol-ve-sigara-kolon-kanseri-riskini-artiriyor-1771234620.webp" type="image/jpeg" length="87310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİZ AĞRILARI VE DİZ ÇEVRESİ YAĞLANMANIN ARKASINDA LİPÖDEM OLABİLİR]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/diz-agrilari-ve-diz-cevresi-yaglanmanin-arkasinda-lipodem-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/diz-agrilari-ve-diz-cevresi-yaglanmanin-arkasinda-lipodem-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karacalar Uyarıyor: Lipödem hastalığı özellikle bacak ve daha sonra kol ve kalçaları tutan ağrılı yağlanma olarak bilinir. Ancak sorunlar yağlanma ile sınırlı değildir. Özellikle başta diz olmak üzere eklem sorunları sıklıkla görülür.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Lipödemli bireylerde diz ağrısı, hareket kısıtlılığı ve eklem dejenerasyonu riski belirgin şekilde artmıştır. Lipödem tanısı ve tedavisinde geç kalınması, bu sürecin geri dönülemez noktalara taşınmasına neden olabilir. MEKANİK YÜK VE EKLEM HASARI Lipödemde bacaklarda simetrik yağ birikimi, hassasiyet ve ödemle birlikte diz eklemlerine binen mekanik yük artıyor. Lipödemli hastaların dizlerinde X leşme, içe dönme sıktır. Diz içi yağlanma bunda önemli bir neden. Ayak tabanı kemerinde giderek çökme oluşur ve yürüyüş mekaniği değişir. "Lipödemde anabolik direnç vardır, yani kas güçlendirme daha zordur. Özellikle kuadriseps ve kalça abdüktörlerinde kas zayıflığı sıktır. Bu sorunu daha da kötüleştirir. Eklemde yanlış hizalanma kondromalazi (diz kıkırdağında yumuşama) ilerlediğinde, eklem kapsülünde sinovit (zar iltihabı) gelişir." Hastanın "lipödem diz ağrısı" hem yağ dokusu iltihabı hem de eklemin kapsülüne bağlıdır. “Lipödem tanısı geç konulan hastalarda diz sorunları daha sık ve daha ağır seyrediyor. Erken tanı, uygun egzersiz programları, manuel lenf drenajı, kompresyon tedavileri ve kilo yönetimi diz sağlığının korunmasında kritik öneme sahip.” KISIR DÖNGÜYE DİKKAT Diz ağrısı nedeniyle fiziksel aktiviteden kaçınan lipödemli bireylerde, hareketsizliğe bağlı kas zayıflığı ve kilo artışı sorunu daha da derinleştiriyor. Bu kısır döngü, hem lipödemin ilerlemesine hem de diz problemlerinin kalıcı hale gelmesine neden olabiliyor. Farkındalık Hayat Kurtarıyor: Lipödemin erken dönemde tanınması ve diz ağrısının “normal” kabul edilmemelidir. Toplumda farkındalığın artırılmasının hem hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak hem de uzun vadeli eklem sorunlarının önüne geçikecektir. TEDAVİ YAKLAŞIMI: İNCELT, ŞEKİLLENDİR, TAMİR ET Diz çevresi yağların alınması dizin doğru hizalanmasına büyük katkı sağlar, diz eklem fonksiyonlarını rahatlatır. Kök hücreler verildiği yerde yeni kıkırdak üretebilir ve eklem iltihabını durdurup, eklemdeki kan akışını iyileştirir. Eklem kayganlaşmasını arttırıp, eklem fonksiyonlarını geliştirdiği saptanmıştır. Bu iki tedavi üzerine doğru kasları güçlendirme diğer önemli bir basamaktır. İNCELT - ŞEKİLLENDİR - TAMİR ET - GÜÇLENDİR. MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM Lipödemli diz sorunlarının yönetiminde plastik cerrahi yanında başka bölümlerin de işbirliği gerekiyor. Fizik tedavi ve rehabilitasyon ve ortopedi gibi. Ancak lipödem tedavi edilmeden dize yönelik işlemler fazla başarılı olmaz ya da nüks eder. Bacak estetiği ve lipödem tedavisi sonrası dize kök hücre, kişiye özel egzersiz programları ve doğru tedavi yaklaşımlarıyla diz ağrılarının azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması mümkün olabiliyor.<br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/diz-agrilari-ve-diz-cevresi-yaglanmanin-arkasinda-lipodem-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/diz-agrilari-ve-diz-cevresi-yaglanmanin-arkasinda-lipodem-olabilir-1766136672.webp" type="image/jpeg" length="38697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKİYE'DE GÖRÜLME ORANI YÜZDE 7'YE YAKLAŞTI]]></title>
      <link>https://www.igdirpostasi.com/turkiyede-gorulme-orani-yuzde-7ye-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.igdirpostasi.com/turkiyede-gorulme-orani-yuzde-7ye-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk çağının en sık görülen nöro gelişimsel bozuklukları arasında yer alan Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), erken çocukluk döneminde başlayıp çoğu zaman yetişkinlik yıllarında da etkisini sürdürüyor. Bu durum eğitim hayatından iş yaşamına, sosyal ilişkilerden günlük hayata kadar geniş bir alanda zorluklara yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erken tanı, aile desteği ve kişiye özgü terapi planlarıyla DEHB’nin yönetilebilir bir durum olduğunun altını çizen Auto Train Brain Ceo’su Dr. Günet Eroğlu, “Beyin dalgalarını takip ederek kişinin dikkat, odaklanma ve öz denetim becerilerini geliştirmeyi hedefleyen nöro geribildirim gibi yöntemler, belirtilerin yönetilmesinde olumlu bir yaklaşım sunuyor” dedi.<br />
<br />
Ders sırasında birkaç dakika içinde dikkatinin dağılıp pencerenin dışına dalması, ödevine başlamak için defalarca hatırlatma gerektirmesi, sırada beklerken sabırsızca yer değiştirmesi ya da bir anda konuşmayı kesip başka bir konuya geçmesi ebeveynlere “ilgisizlik” ya da “yaramazlık” gibi etiketlenebiliyor. Fakat bu gibi durumlar beynin dikkat ve öz denetim mekanizmalarındaki gelişimsel farklılıkların bir yansıması olarak kendini gösterebiliyor. Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde çocukluk çağının en sık görülen nöro gelişimsel bozukluklarından biri olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) Türkiye’de görülme oranı Sağlık Bakanlığı verilerine göre çocukluk çağında yüzde 5–7 arasında seyrederken erkek çocuklarda, kız çocuklara göre 2-3 kat fazla tanı konuluyor Dünya genelinde (DEHB) tanılarında da önemli bir artış yaşanıyor. Öyle ki Ulusal Çocuk Sağlığı Araştırması'ndan elde edilen verilere göre, DEHB şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık altı milyon çocuğu etkiliyor; bu da her 11 çocuktan birinden fazlasına denk geliyor. Avusturalya’da ise 2013'ten 2020'ye kadar DEHB teşhisi konanların sayısı iki kattan fazla arttı. Beyin Antrenmanı Nasıl Yapılıyor? Günümüzde artan tanı oranlarının aynı zamanda etkili müdahale yöntemlerine olan ihtiyacı da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Auto Train Brain Ceo’su Dr. Günet Eroğlu, “İlaç tedavileri ve davranışçı terapilerle birlikte, kişinin kendi beyin dalgalarını gerçek zamanlı olarak gözlemleyip öz-düzenlemeyi öğrenmesini sağlayan nörogeribildirim gibi yenilikçi yaklaşımlar, DEHB yönetiminde önemli bir destekleyici olabiliyor. Bu yöntem, bireye adeta bir ‘beyin antrenmanı’ yaptırarak, dikkati sürdürme, dürtüselliği yönetme ve odaklanma becerilerini güçlendirme imkanı sunuyor. Kişinin anlık beyin sinyalleri, izlediği bir video veya dinlediği müzik gibi medya içeriğinin kalitesine dönüştürülerek kendisine geri bildirim olarak sunulur. Örneğin, dikkat arttıkça görüntü netleşir veya ses daha akıcı hale gelir. Beyin, bu sayede kendi aktivitesini tanımayı ve düzenlemeyi öğrenir. Düzenli ve kişiye özel yapılan bu antrenmanlarla, odaklanmadan sorumlu beyin dalgaları güçlendirilir; dürtüsellik ve dağınıklıkla ilişkili olanlar ise etkin bir şekilde yönetilir. Bu yöntem standart tedavileri destekleyici ve bütünleyici bir rol üstlenir” dedi.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.igdirpostasi.com/turkiyede-gorulme-orani-yuzde-7ye-yaklasti</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://igdirpostasicom.teimg.com/crop/1280x720/igdirpostasi-com/uploads/2026/02/turkiyede-gorulme-orani-yuzde-7ye-yaklasti-1765886921.webp" type="image/jpeg" length="79802"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
