Uzmanlar, Iğdır’ın aktif fay hatlarının yoğun olduğu bazı bölgelere kıyasla daha farklı bir zemin yapısına sahip olduğunu, ancak çevresindeki tektonik hareketliliğin genel değerlendirmelerde dikkate alındığını belirtiyor. Bu kapsamda bölgenin deprem açısından tamamen risksiz olmadığı, ancak risk düzeyinin bilimsel veriler çerçevesinde değerlendirildiği ifade ediliyor.
Jeoloji alanında yapılan çalışmalarda, Doğu Anadolu’daki fay sistemlerinin geniş bir alanı etkilediği, bu nedenle bölgesel ölçekte değerlendirmelerin önem taşıdığı vurgulanıyor. Iğdır’ın da bu geniş coğrafi yapı içerisinde ele alındığı ve güncel verilerle izlenmeye devam edildiği aktarılıyor.
Yetkililer, Türkiye genelinde olduğu gibi Iğdır’da da afetlere hazırlık çalışmalarının sürdüğünü, yapı güvenliği, kentsel planlama ve farkındalık faaliyetlerinin bu sürecin önemli parçaları arasında yer aldığını belirtiyor. Deprem riskine karşı alınan önlemlerin, olası etkilerin en aza indirilmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.
Uzmanlar ayrıca, bireysel ve toplumsal düzeyde bilinçlenmenin önemine dikkat çekerek, afetlere hazırlıklı olmanın yalnızca kurumlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda eğitim, bilgilendirme ve tatbikat çalışmalarının önemine işaret ediliyor.
Iğdır’da deprem riski, bilimsel veriler ve resmi açıklamalar doğrultusunda değerlendirilmeye devam ederken, sürdürülen çalışmaların kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmayı amaçladığı belirtiliyor.


